Barla Platformu
2007 YILI AKTİVİTELER
İçindekiler
8. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu -
18-20 Kasım 2007
Saray Bosna'da Bir Günlük Uluslar Arası Nursi Paneli Düzenlendi 27 Ekim 2007
Endonezya Said Nursi Sempozyumları –
Mayıs 2007 (10. JAKARTA, 11. YOGYAKARTA,12.
KEDİRİ)
Fas'taki Uluslar arası Bediüzzaman
Sempozyumu, Vecde – 18-19 Mayıs 2007
Almanya Bonn Üniversitesi'nde Nursi Sempozyumu – 17-18 Mart 2007
Filipinler'deki Bediüzzaman Sempozmu - 1-5 Temmuz 2007
8. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu 18-20 Kasım 2007 tarihlerinde gerçekleştirildi
8. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu 18-20 Kasım 2007
tarihlerinde gerçekleştirildi. Sempozyuma katılan otuz ülkeden yüzün üzerinde
bilim adamı Risale-i Nur Külliyatı ışığında insanlık onuruna layık bir dünyaya
ulaşmanın yollarını aradı. 
Otuz ülkeden yüzden fazla bilim adamının katıldığı sempozyumda
insanlık onuruna yakışır bir dünya için adalet konusu konuşuldu. Risale-i Nur
Sempozyumu’nun bu yıl ki konusu insanlığın en fazla istediği ve ümit ettiği
"Adalet" oldu.
Sempozyuma katılan otuz ülkeden yüzün üzerinde
bilim adamı Risale-i Nur Külliyatı ışığında insanlık onuruna layık bir dünyaya
ulaşmanın yollarını aradı. Programa katılım beklenenden fazla olunca
İstanbul Gösteri Merkezi önünde ziyaretçiler içeri girebilmek için uzun
kuyruklar oluşturdu.
Binlerce kişinin katıldığı açılışa, siyasiler de ilgi gösterdi. AKP Adıyaman
Milletvekili Hüsrev Kutlu, AKP eski Milletvekili Nevzat Yalçıntaş, Turkuaz
Hareketi Başkanı, İstanbul Büyükşehir Belediye eski Başkanı Ali Müfit Gürtuna,
DYP’li Rıza Akçalı’nın de hazır bulunduğu açılışta çok sayıda yabancı bilim
adamı konuşma yaptı. İngiltere Durham Üniversitesi’nden Prof. Dr. Colin
Turner’in açış konuşmasına başlarken besmele çekmesi salondakiler tarafından
alkışlarla karşılandı.
Programda ayrıca Kur'an'ın günümüze bakan bir
tefsiri olan Risale-i Nur Külliyatı aydınlığında daha yaşanılır bir dünyanın
inşası için pratik ve teorik çözüm teklifleri sunuldu. Özellikle Rus Bilim
adamı Dimitri Vasilyev'in teklifi dikkat çekiciydi.
Gücünü Kur'an-ı Kerim'den alan Risale-i Nur Külliyatı'nın anlattığı ince
adalet duygusu, birçok yabancı bilim adamı gibi salonu dolduran binlerce kişi
tarafından da dikkatle izlendi. Sempozyuma İngiltere, Amerika ve Rusya'dan
katılan bilim adamları, "Sosyal Adaletin yayılmasında Risale-i Nur'un
etkisi ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine göre Adaletin İslam ve Batı
Medeniyetindeki yeri" konulu tebliğler sundu.
Sempozyuma çeşitli nedenlerle katılamayanlarsa Moralhaber.net'ten canlı
olarak seyretme imkanı buldu. İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından
düzenlenen sempozyumun ikinci ve
üçüncü günleri Kumburgaz Marin Princess Hotel de
gerçekleştirildi. Hotel’in şehir merkezine uzak, havaların oldukça soğuk ve
yağışlı olması, sempozyuma ilgiyi azaltmadı. Katılım ikinci ve üçüncü günde de
oldukça fazla oldu.
Sempozyumun kapanış oturumunu Prof. Dr. Bilal Kuşpınar,
(McGill Üniversitesi, KANADA), Dr. Mohammed Jakip, (Cedide
Üniversitesi, FAS), Prof. Dr. Gareth Jones, (Canterbury Christ
Church Üniversitesi, İNGİLTERE) birlikte yaptı.
30 ülkeden bir çok insanı bir araya getiren sempozyumda, farklı ırk,
dil ve dinden bir çok bilim adamı akademisyen, profesör ilkkez birlikte olmanın
heyecanını yaşadı. Sempozyumun ev sahiplerinden olan Bediüzzaman Said
Nursi’nin yaşayan talebelerinden Mehmed Fırıncı, sempozyum ile
ilgili gözlemlerini bizimle paylaşırken katılımcıların daha çok gençlerden
olmasına dikkat çekti ve ‘geleceğimiz emin ellerde’ dedi. Fırıncı bir önemli
bilgiyi de bizimle paylaştı. Adalet sempozyumunun farklı ülkelerde de gündeme
gelmesi ve tartışılması için dünyanın bir çok ülkesinde seri halinde
gerçekleştirmeyi düşündüklerini söyledi.
Saray Bosna'da Bir Günlük Uluslar Arası Nursi Paneli Düzenlendi
Birkaç aydan beri hazırlığı devam eden “Said Nursi’nin
Mirasında Dinler arası Diyalog” konulu panel, IF BOSNA - Uluslararası Bosna
Forum'u- adlı kuruluşa bağlı Dinlerarası Diyalog Merkezi tarafından 27 Ekim
Cumartesi günü Saraybosna’da Holiday Inn otelinde gerçekleştirildi. 
IF BOSNA-Uluslararası Bosna
Forum'u- adlı kuruluşa bağlı Dinlerarası Diyalog Merkezi 27 Ekim
Cumartesi günü SARAY BOSNA’DA Holiday Inn Otelinde bir günlük bir panel
düzenledi.
Panelin tanıtım duyurusunda
Bosna'nın çok kültürlü bir ülke olduğu ve geçmiş acı tecrübelerden dolayı barış
içinde yaşamanın bir zaruret olduğu vurgulanarak günümüzde tartışılan konulara
cevap ve çözüm niteliğinde iyi bir kaynak teşkil eden Said Nursi'nin
eserlerinin incelenmesi faydalı olacaktır denilmektedir. Bu anlamda Türkiye'den
Prof Dr Faris Kaya, Prof Dr Yunus Çengel (ABD-Nevada Üniversitesinden) ,Prof Dr
Gareth Jones (Ingiltere,Christ Church Üniversitesi ), Prof Dr Mile Babic (Bosna
hersek), Prof Dr Rusmir Mahmutcehhajic (IF BOSNA) ve Asim Zubcevich'in
(Saraybosna İlahiyat Fakültesi) panele birer tebliğ sundu.
Panel, IF BOSNA Başkanı
Profesör Mahmtjehhajic'in açılış konuşması ile saat 9.30 da başladı ve saat 13.00 a
kadar devam etti. Ağırlıklı olarak bilim adamı ve diplomatların ilgi ile takip
ettiği panel, katılımcıların soru-cevaplarıyla daha da zenginleşti. Açılış
konuşmasında profesör Mahmutchehhajic dogmatik düşüncelerin barışı
engellediğini, materyalizm ve agresif sekülerizminde etkisiyle dünyanın
,özellikle Balkanlar bölgesinin yaşanamaz hal geldiğini ifade etti. Daha sonra
bu olumsuzlukları Said Nursi'nin eserlerinde var olan hakikatlerle önlemenin
mümkün olabileceğini dile getirdi. Ancak Nursi'nin dünyada ve özellikle
Bosna'da bihakkın tanınmadığını söyledi.
Profesör Gareth Jones ise
''Nursi'nin Eserlerinde Hatırlama ve İhlas'' konulu bir tebliğ sundu.
Konuşmasına başlarken IHLAS kelimesini en son bundan bir kaç
yıl önce Paris’te yapmış olduğu bir konuşmada kullandığını ve fakat o
toplantıdakiler tarafından anlaşılmadığından yakındı.
Konuşmasına'' Nursi insanın hakiki
kimlik ve kişiliğinin tanınması üzerinde durmuştur ve o bizlerin kim
olduğumuzu, nereden gelip nereye gittiğimizi burada ki işlerimizin ne olduğunu
anlatmıştır. Biz Allah’ı bildiğimiz halde bu dünyanın işlerinden dolayı O'nu
unutmuşuz Nursi bize unuttuğumuzu hatırlatıyor. Kemal-i İhlasla dünyadaki
hengameler içinde O nu unutmadan nasıl yaşayacağımızı çok güzel örneklerle bize
hatırlatıyor. O hayata dört boyutuyla yani en-boy-yükseklik ve zaman yani hayat
boyutuyla bakmamızı çok güzel ve mukni bir dille Risalelerde anlatıyor. Kısaca
O bize olayları yaşarken kendimizi olaylar içinde kaybetmeden yaşamamızın
yollarını gösteriyor ve unuttuğumuz kimliğimizi hatırlatıyor. Nursi
insana kendisini Allah'a satmasını ve karşılığında ebedi hayatı satın
almasını hayatında yaşayarak örnek teşkil etmiştir. Tebliğinde özellikle
globalleşen dünyada insanın Allah’ı hatırlaması ve hayatını sorumluluk duygusu
içinde geçirmesinin global barışa katkıları üzerinde durdu. Bu anlamda Risale-i
Nur'un çok faydalı olacağını ifade etti.
Profesör Yunus Çengel ise asrımızda
geçerli olan demokrasi, hürriyet, cumhuriyet, sorumluk, bilgi, diyalog,
tolerans ve insan hakları kavramlarının Risale-i Nur'larda hangi ölçüler
içerisinde yer aldığı konuları üzerinde durdu. Bu anlamda Nursi'nin esas
olarak bu değerlerin İslam'a ters olmayıp bilakis İslam’da var olduğunu detaylı
olarak anlattı.
Katolik bir rahip olup Bosna'da bir
yüksek okulda yönetici olan Prof Dr Mile Babic ise ŞİDDET PUTLARI konulu
başlığında Nursi'nin eserlerinde insanı şiddetten arındırmak ve şiddetsiz bir
dünya kurmak için gayret ettiğini ve işe temelden başladığını anlattı.''Nursi
büyük hakikatlere adanmış büyük bir insandır. Onu okurken ve anlatırken kendimi
bir başka hissediyorum. O barış ve diyaloga fen ve dini ilimlerin ortak
bir bakış açısıyla değerlendirmesi, yani TEVHİD bakış açısıyla yaklaşmıştır ki
bu bana göre diyalogda temel unsurdur. Nursi eserlerinde Avrupa'da doğan inkara
dayalı akıl esaslı aydınlanma medeniyetinin eksik bıraktığı kalbe dayalı
manevi aydınlanma ile büyük bir boşluğu doldurmuştur. O aklın nuru fen
bilimleri kalbin nuru da dini ilimlerdir diyerek diyalogun ilk temelini
atmıştır.O bilimsel taassubun materyalizmi ve bilimsiz dini aşırılığında
şiddete götürecek fanatizmi doğurduğunu bilmiş ve bu aşırılıklardan korunmanın
yollarını eserlerinde akıl-kalp birlikteliği şeklinde formüle
etmiştir.
Konuşmasında daha sonra Nursi ile
Paul Tillich ve 13 asırda yaşamış bir Hristiyan din adamı James Fransiscon'u
mukayese ederek devam etti.
Profesör Rusmir ise Nursi'nin
cehalet ve her türlü ırkçılığı tenkit ettiği ve bu gün O'nun ne kadar haklı
olduğunu görmekteyiz diyerek sözlerini devam ettirdi.
Panelde Faris Kaya ''Said Nursi'nin
Eserlerinde Dinler arası Diyalogun Yeri'' konulu bir tebliğ
sundu.Tebliğde Nursi'ye göre zamanımızın en büyük düşmanının cehalet olduğu
,cehaletin giderilmesiyle, yani farklı dinlere mensup insanların bir araya
gelerek konuşup tanışmasıyla birbirlerine karşı var olan korku ve
ürkekliklerinin dolayısıyla düşmanlık gibi algılanan duyguların gideceğini
ve yerini barışçıl duygulara bırakacağını anlattı.
2007 Endonezya Said Nursi Sempozyumları
24 - 28 Mayıs tarihleri arasında Endonezya’nın üç ayrı
şehrinde Risale-i Nur Sempozyumları düzenlendi. Java adasının muhtelif
şehirlerinde gerçekleştirilen sempozyumlara akademik çevrelerden çok yoğun ilgi
vardı.
24- 28 Mayıs tarihleri arasında Endonezya’nın üç ayrı
şehrinde Risale-i Nur sempozyumları yapıldı. Java adasının muhtelif
şehirlerinde gerçekleştirilen sempozyumlara akademik çevrelerden çok
yoğun ilgi vardı.
JAKARTA SEMPOZYUMU
Sempozyumlardan birincisi 24 Mayıs 2007 tarihinde başkent
Jakarta’da Şerif Hidayetullah İslam Üniversitesi’nde yapıldı. “Said Nursi’nin
düşüncesi ışığında çağdaş ve medeni dünyada imanın tecdidi konulu” uluslararası
sempozyuma dünyanın muhtelif ülkelerinden katılımcılar tebliğ sundular.
Türkiye’den Şükran Vahide Risale-i Nur’un Metodolojisi, Prof. Dr. Faris Kaya
Nursi’ye Göre Dinlerarası Diyalog konusunu, Singapur’dan Farid Al Attas Said
Nursi’nin Modern İslam Düşünürleri Arasındaki Yeri, Endonezya’dan Haydar Bagir
ve Nur Rafia da Nursi’nin tecdid görüşleri üzerine birer tebliğ sundular.
Türkiye’den Bediüzzaman’ın talebelerinden Mehmet Fırıncı da sempozyumun
açılışında bir konuşma yaptı.

Türkiye’den giden heyet, daha sonra sempozyuma ev
sahipliği yapan üniversitenin rektörü Kamaruddin Hidayet’i makamında
ziyaret edip üniversitenin Usuluddin Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Sosyal
Bilimler Enstitüsünü ziyaret etti. Bu ziyaretlerde, fakültelerin dekanlarıyla
çeşitli görüşmeler yapıldı. Heyet, daha sonra Üniversitedeki Türkiye Merkezini
ziyaret etti. Bu merkezde Türkçe kursuna devam eden talebelerle bir toplantı
yapıldı.
YOGYAKARTA SEMPOZYUMU
Endonezya sempozyumlarının ikincisi 26 mayıs 2007 tarihinde Yogyakarta’da
Sunan Kalijaga İslam Üniversitesinde gerçekleştirildi. “Said Nursi’nin
Düşüncesi Işığında Çağdaş ve Medeni Dünyada İmanın Tecdidi konulu” uluslararası
sempozyuma, Türkiye’den Şükran Vahide ve Prof. Dr. Faris Kaya, Malezya’dan
Prof. Abdul Aziz Berghout, Yogyagarta’dan ise Prof. Dr. Husen Haikal, Prof. Dr.
Machasin, Dr. Phil. Sahiron Syamsuddin katıldı. Bu sempozyum çerçevesinde
Türkiye’den giden katılımcılar sempozyumun gerçekleştiği üniversitenin
rektörünü ziyaret etti.
KEDİRİ SEMPOZYUMU
Üçüncü sempozyum ise 28 Mayıs 2007 tarihinde Kediri İslam Enstitüsünde
yapıldı. “Nursi’nin Düşüncesi Işığında Çok Kültürlü Toplumlarda Eğitim Modeli”
başlıklı sempozyumda Şükran Vahide, Prof. Dr. Faris Kaya, Prof. Dr. Farid
al-Attas (Singapur), Prof. Dr. Abdul Aziz Berghout (Malezya), Prof. Dr. Fauzan
Saleh (Endonezya), Dr. Rochmat Wahab (Endonezya) birer tebliğ sundular.
Sempozyum programı çerçevesinde Kediri Belediye Başkanı
sempozyum heyeti onuruna bir yemek verdi ve bu davette önemli görüşmeler yapıldı.
Fas'taki Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumuna büyük ilgi
Fas’ın Vecde şehrinde, Birinci Muhammed Üniversitesinin ev
sahipliğini yaptığı “Said Nursî’nin Dava Projesinde Ahlâk Olgusu” başlıklı bir
uluslararası sempozyum gerçekleştirildi. 18-19 Mayıs 2007 tarihleri arasında. Vecde’de
faaliyet gösteren “Nebras Kültür Derneği” ile “İnsanî ve İçtimaî Araştırmalar
Merkezi”nin ortaklaşa gerçekleştirdikleri sempozyuma Fas ilim camiasının önde
gelen isimlerinin yanı sıra Cezayir’den Bulgaristan’a ve Türkiye’ye kadar pek
çok ülkeden gelen katılımcılar birbirinden değerli tebliğler takdim ettiler.
Türkiye’den katılan İhsan Kasım Salihî, Ali Katıöz ve Cüneyd Şimşek birer
tebliğ sundular. 
Fas’ın Vecde şehrinde, Birinci Muhammed Üniversitesinin ev
sahipliğini yaptığı “Said Nursî’nin Dava Projesinde Ahlâk Olgusu” başlıklı bir
uluslararası sempozyum gerçekleştirildi. 18-19 Mayıs 2007 tarihleri arasında.
Vecde’de faaliyet gösteren “Nebras Kültür Derneği” ile “İnsanî ve İçtimaî
Araştırmalar Merkezi”nin ortaklaşa gerçekleştirdikleri sempozyuma Fas ilim
camiasının önde gelen isimlerinin yanı sıra Cezayir’den Bulgaristan’a ve
Türkiye’ye kadar pek çok ülkeden gelen katılımcılar birbirinden değerli
tebliğler takdim ettiler. Türkiye’den katılan İhsan Kasım Salihî, Ali Katıöz ve
Cüneyd Şimşek birer tebliğ sundular.

Büyük bir seçkin topluluk tarafından ilgiyle takip edilen sempozyum süresince
sunulan tebliğlerin ardından gerçekleştirilen soru-cevap ve yorum bölümleri,
sempozyumu daha verimli hale getirdi ve istifadeyi en üst seviyeye çıkardı.
Sempozyumun ilk oturumu 18 Mayıs günü, Birinci Muhammed Üniversitesi Edebiyat
Fakültesinde gerçekleştirildi. Çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin takip
ettiği oturumda Fas’tan Dr. Suad Ümmü Selma, Dr. Muhammed Cekip, Prof.
Dr. Eş-Şahid el-Buşeyhî ve Türkiye’den Cüneyd Şimşek tebliğlerini
sundular.
19 Mayıs’ta gerçekleştirilen Sempozyumun ikinci oturumu aynı üniversite
bünyesinde yer alan Libras Kültür Merkezi toplantı salonunda gerçekleştirildi.
Bu oturumda Cezayir’den Prof. Dr. Ammar Ceydel, Türkiye’den İhsan Kasım Salihî
ve Ali Katıöz, Bulgaristan’dan Prof. Dr. Stefan, Prof. Dr. Abdülaziz Farih
tebliğlerini takdim ettiler.

İhsan Kasım Salihî, sunduğu “Şahsiyet-i İnsanın Şekillenmesinde Risale-i Nur’un
Rolü” başlıklı tebliğinde, Risale-i Nur’u okuyan Nur talebelerinin hal ve
tavırlarında meydana gelen değişimler ve bu değişimlerin içtimai hayattaki
yansımalarıyla ilgili dikkat çekici noktalara temas etti. Bediüzzaman’ın
Risale-i Nur’da nefsin tezkiyesine yönelik acz, fakr, şefkat ve tefekkür
üzerine kurulu Kur’anî bir metod takip ettiğini, fıtratın önüne birikmiş şüphe
engellerinin izalesine büyük tahşidat yaptığını, kâinata ve bütün hadiselere
“Mânâ-yı harfî” nazarıyla yaklaşmanın yollarını gösterdiğini, bu yolla görülen
her şeyin ardındaki hakikatleri görebilmek için kapı araladığını, insanların
hakikatleri görebilmesin önündeki en büyük engel ve perde olan “ülfet ve âdet”
yaklaşımını ortadan kaldırdığını, “Esmâ-i Hüsnâ”nın mânâlarını hayata
geçirmenin yollarını gösterdiğini, böylece daha dünyadayken uhrevî huzûru
hayata geçirdiğini dile getirdi. Tebliğinin en sonunda ise, bütün bu
özelliklerin birbirini takip eden değil birbiriyle içiçe daireler olduğunu,
Risale-i Nur’un okuyan herkesin zihnini temizlediğini, kalbini harekete
geçirdiğini, aklını hakka ve istikamete yönelttiğini, ruhunu uyandırdığını,
ahlâkî yapısıyla, hal ve gidişatıyla, söz ve davranışlarıyla, düşünce ve
hisleriyle, hülasa bütün yönleriyle Kur’an’a hakikî bir hizmetkâr hale getirdiğini
söyledi.
Sempozyum süresince sergilenen Bediüzzaman Said Nursî’nin risaleleri ve
risalelerle alakalı olarak kaleme alınan kitaplar dinleyiciler ve ilim
adamlarınca büyük alaka gördü. Bu kitapların tamamı öğrenci ve öğretim üyeleri
tarafından satın alındı.
İki gün boyunca çok verimli ve başarılı bir şekilde devam eden sempozyum,
organizasyon açısından da katılımcılardan tam not aldı. Misafir ilim
adamlarının karşılanmasından kalacakları otellere ulaştırılmasına, programın
dakikası dakikasına aksama olmaksızın gerçekleştirilmesine kadar gerekli tüm
önlemler alınmıştı.
Sempozyumun tamamlanmasının ardından Libras Kültür Merkezinde kapanış programı
tertiplendi. Bu programda tebliğ sunan ilim adamlarına birer teşekür plaketi
sunuldu. İlahi grubu tarafından seslendirilen birbirinden güzel ilahiler
katılan herkesi etkiledi.
Türkiye’den katılan İhsan Kasım Salihî, Ali Katıöz ve Cüneyd Şimşekten meydana
gelen ilmî heyet, sempozyum öncesi ve sonrasında da önemli görüşme ve
ziyaretlerde bulundular.
Başta sempozyumun gerçekleştirildiği Vecde şehri olmak üzere, Kazablanka,
Cezayir sınırında yer alan Ahfir ve Rabat’ta tanınmış ilim adamlarıyla
görüşmeler ve toplantılar gerçekleştirildi. Akademik camiada Risale-i
Nur’a en fazla ilgi ve alaka gösteren Prof. Dr. Mustafa bin Hamza’nın,
kendisiyle yapılan görüşme sırasında aktardığı iki tespiti çok önemliydi.
Bunlardan ilki Üstad Bediüzzaman’ın çok şiddetli bir şekilde ortaya çıkan
imansızlık cereyanına rağmen, kendisine yöneltilen bütün baskılara göğüs
gererek bir medeniyet projesi inşâ etmesiydi. İkinci tespiti ise, Fas’ın
dışardan gelen düşünce ve fikirlere karşı son derece duyarlı ve hassas olmasına
rağmen Risale-i Nur, müellifi Said Nursî ve Nur talebelerine bağrını açması
idi.
Ahfir şehrindeki “İmam Malik” isimli eğitim kurumunda önemli görüşmeler
yapıldı. Kur’an ilimlerinin yanı sıra modern fen ilimlerin de müşterek olarak
okutulduğu bu eğitim kurumunda görevli ilim adamları, Türk misafirlerini çok
güzel karşıladılar. İhsan Kasım Salihî’nin Risale-i Nur’un mahiyeti ve tercüme
serüveni ile ilgili yaptığı konuşmayı sayıları 40 civarında olan ilim adamı
tarafından büyük bir dikkatle takip edildi.
18 Mayıs günü verilen öğle arasında Prof. Dr. Muhammed bin Hamza’nın davetiyle
kendi evinde yenen öğle yemeği de, Türk ilmî heyetle Vecde şehrinin önde gelen
alimleri ve iş adamlarıyla tanışma ve diyalog kurma açısından çok verimli
geçti.
Sempozyumun ardından 20 Mayıs 2007 tarihinde Rabat’ta da önemli görüşmeler
yapıldı. Başta Prof. Dr. Ferid el-Ensarî ve Prof. Dr. Abdülkerim Akkavî olmak
üzere, burada Nur hizmetlerini yürütmekte olan Faslı ve Türk Nur talebeleriyle
çok sohbetler gerçekleştirildi.
Almanya Bonn Üniversitesi'nde Nursi Sempozyumu
Alman kamuoyu ve akademik camiası tarafından ilgiyle takip
edilen Nursi Sempozyumlarının dördüncüsü Bonn Üniversitesi�nde 17-18 Mart 2007 tarihlerinde
düzenleniyor. Önceki yıllar düzenlenen sempozyumlar halk, siyasetçiler ve
akademik camiadan büyük ilgi görmüştü.Bu sempozyumlarda sunulan tebliğler Alman
Akademik camiasınca beğenilen LIT yayınlarınca kitaplaştırıldı. 
Alman kamuoyu ve akademik camiası tarafından ilgiyle takip
edilen Nursi Sempozyumlarının dördüncüsü Bonn Üniversitesi’nde 17-18 Mart 2007 tarihlerinde
düzenleniyor. Önceki yıllar düzenlenen sempozyumlar halk, siyasetçiler ve
akademik camiadan büyük ilgi görmüştü.Bu sempozyumlarda sunulan tebliğler Alman
Akademik camiasınca beğenilen LIT yayınlarınca kitaplaştırıldı.
Çeşitli yönleriyle insanın işleneceği bu sempozyuma 15 kadar
akademisyen tebliğle katılacak ve Risale-i Nur perspektifinde mukayeseli olarak
değişik dinlerde insanı tartışacaklardır. Bu sempozyumun da daha önce
yapılanlar gibi büyük ilgi ile izlenmesi ve sunulan tebliğlerin
kitaplaştırılması beklenmektedir.
Sempozyuma İngiltere’den Profesör Colin Turner, İtalya’dan
Profesör Thomas Michel, Türkiye’den Şükran Vahide gibi yurtdışı Nursi
uzmanlarının yanı sıra Almanya’dan yine Nursi ve Risaleler konusunda daha
önce tebliğ sunmuş Professor Christian Elsas ve Profesör Christian Grammels
gibi ünlü ilim adamları tebliğ sunacaklardır.
Sempozyum Almanya çapında yaygın şubeleri bulunan Merkezi
Köln’deki Jemaat an Nur ile Bonn Üniversitesi iş birliği ile organize
edilmektedir.
Bonn Üniversitesi, Said Nursi Sempozyumu Program Akışı : 
IV. Bonner Said Nursi Symposium
Tagungsort: Universitäts-Hauptgebäude
Hörsaal 10 und Hörsaal 1
Regina-Pacis-Weg 3 D-53113 Bonn
Einladung zum
IV. Bonner Said Nursi
Symposium
Das Bild vom Menschen
am Samstag, dem 17. März und
am Sonntag, dem 18. März
2007
im
Universitäts-Hauptgebäude
Hörsaal 10 und Hörsaal 1
Regina-Pacis-Weg 3
53113 Bonn
Mit dem vierten Bonner „Said Nursi Symposium“
setzt die Jama'at-un Nur nicht nur die voran
gegangenen Gespräche fort, sondern wendet sich
bewusst einer der Grundfragen des christlichislamischen
Dialoges zu: Dem „Bild vom Menschen“.
Gemäß der Tradition der Bonner Symposien wird
der Blick zuerst jeden Persönlichkeiten zugewandt,
die ihren Glauben in der Auseinandersetzung mit
den beiden Totalitarismen bewahrten: Dietrich
Bonhoeffer, Alfred Delp, Leo Baeck und Said Nursi.
Die Diskussionen im Rahmen der Gedenken an die
Todestage Bonhoeffers und Delps zeigten, wie
gegenwärtig ihre Mahnung an die „Verantwortung
des Menschen vor Gott und den Menschen“ ist,
und wie entscheidend „Glauben und Zeugnis unter
den Menschen“ in säkular-pluralen Gesellschaften
ist, in denen das Staunen über die Schöpfung durch
den Eindruck technischer Machbarkeit verdrängt
wird. Christen und Muslime sind jedoch aufgefordert
auf ihre im Glauben begründete Weise Glauben
unter ihren Mitmenschen zu leben. Für Christen
gilt der Grundsatz der Liebe und für Muslime der
der Barmherzigkeit.
Jama’at-un Nur, das auf den türkisch-islamischen
Erneuerer, Said Nursi (1876-1960) zurückgeht,
stützt ihre dialogischen Bemühungen auf die
Gedanken und das Werk Said Nursis, das Risalei-
Nur.
Gemeinsam hierüber nachzudenken, lädt Sie
Jama'at-un Nur zum IV. Said Nursi Symposium
nach Bonn ein.
III. Podium: Glauben und Zeugnis
unter den Menschen
16:30 – 18:30 Uhr
Evangelisch: Prof. Christoph Elsas
Katholisch: Dr. Peter Hünseler
Jüdisch:
Islamisch: Dr. Hasan Hatipoglu
Moderation: Prof. Ina Wunn
18:30 Uhr Abendlicher Imbiss
IV. Podium: Gotteslob
19:15 – 20:30 Uhr
Christlich: Chor aus Bonn
Islamisch: Gruppe Mehmet Akca
Sonntag, 18. März 2007
V. Podium: Liebe und Barmherzigkeit
im Bild des Menschen
11:00 – 13:00 Uhr
Evangelisch: Bischof em. Koppe
Katholisch: Prof. Brosseder
Jüdisch: Prof. Licharz
- Gedanken zur jüdischen
Anthropologie und Ethik
Islamisch: Sükran Vahide
- Aus der Sicht Said Nursi
Moderation: Cemil Sahinöz
Résumée: PD Dr. Biener
Anmeldung: Wir bitten um Anmeldung mit
beiliegendem Antwortformular unter der
Fax-Nr.: 0221/611 03 75 oder unter
http://www.said-nursi-symposium.de
Tagungsleitung: Wolf D. Ahmed Aries
Tagungssprachen: Deutsch, Englisch und
Türkisch
Veranstalter:
Jama’at-un Nur
Neu Str. 11, 51063 Köln,
Tel: 0221/ 6110374, Fax.: 0221/6110375
E-mail: info@said-nursi-symposium.de
http://www.said-nursi-symposium.de
http://www.jamaatunnur.de
In Zusammenarbeit mit Prof. Hans Jürgen
Findeis (Kath. – Theol. Fakultät, Universität
Bonn),
E-mail: drfindeis@hotmail.com
Parkmöglichkeiten stehen kostenpflichtig in der
Uni-Tiefgarage und Tiefgarage am Markt zur
Verfügung.
Tagungsort: Universitäts-Hauptgebäude
Hörsaal 10 und Hörsaal 1
Regina-Pacis-Weg 3
D-53113 Bonn
Abdullah Yeğin'in de katıldığı Filipinler'deki Bediüzzaman
Sempozmu büyük ilgi topladı
Üstad Bediüzzaman’ı küçük yaşlarından itibaren tanıyan ve onun hizmetine giren
Abdullah Yeğin'in dile getirdiği hatıralar büyük bir ilgiyle takip edildi.
Mindanao Risale-i Nur Enstitüsü’nün açılışı, önemli gelişmelerdendi.
1-5 Temmuz 2007
tarihleri arasında, Filipinler’in çeşitli şehirlerinde, Üniversite ve ilim
camiasından önde gelen simalarının katılımayla gerçekleştirilen akademik
toplantılar ilgi odağı oldu.
Risale-i Nur ve Bediüzzaman’ın görüşlerinin derinlemesine ele alındığı
toplantılarla ilgili süreç ana hatlarıyla şöyle gerçekleşti:
1 Temmuz 2007,
Pazar
Öğlen 12 sularında “DWSS 1494 FM”de yeni müslüman olmuş program yapımcısı
Jerry ve Risale-i Nur talebeleri Emre Şerbetçi ile Ara hanımın programına İhsan
Kasım Salihî konuk oldu. Hıristiyan ve Müslüman Filipinlilere, “Tevekkül
kavramı ve hayatımıza yansımaları” konusunda Risale-i Nur’un bakış açısı
aktarıldı.
Risale-i Nur’dan gıdasını almış, bir dost sohbeti heyacanında ve renkliliğinde
gerçekleşen bu radyo programına, İhsan Kasım Salihî’nin derin manalar içeren
duasıyla son verildi.
2 Temmuz 2007,
Pazartesi
Sabah, içlerinde Abdullah Yeğin ağabey ve İhsan Kasım Salihî’nin de
bulunduğu heyet, Manila’dan Cagayan De Oro şehrine geçtiler. Buradaki
Türkiye’li Risale-i Nur talebeleriyle buluştular.
Xavier Üniversitesinde “Rediscovering Faith Through Interfaith Dialouge: The
Example of the Risale-i Nur and Christianity” forumuna katıldı. Forumda aynı üniversitede
master yapan Muhammed Rıza Dalkılıç, Risale-i Nur’un inançlararası (ve özelde
Hristiyan dünyası ile) diyaloğun yeniden keşfine olan bakışını aktardı. Foruma
üniversitenin öğretim üyelerinin ve hristiyanlık eğitimi alan öğrencilerin
katılımı yoğundu. Forum, Abdullah Yeğin Ağabey’in Üstadın Hristiyan dünyasına
dair sarf etmiş olduğu cümleleri katılımcılara aktarmasıyla son buldu.
3 Temmuz 2007,
Salı
Malaybalay şehrinin San Isıdro College’nin hocaları ve öğrencileri ziyaret
edildi. Bu ziyaretlerde ana konu hep Risale-i Nur ve insanlar üzerinde
bıraktığı tesir ve hayranlık oldu.
Bu üniversitede gerçekleştirilen seminer, eskiden katı bir Katolik olan Sally
Taraban’ın Hıristiyanlık ile İslamiyet arasındaki benzerlikleri genç
Filipinlilere sunumuyla başladı.
Ardından, Muhammed Rıza Dalkılıç, “Biz sizleri farklı kabile ve milletlerde
yarattık, ta ki birbirinizi tanıyasınız; hakir göreseniz diye değil” (49:13)
ayetini Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur’daki yorumuyla açıkladı. Daha
sonra İhsan Kasım Salihî genç öğrencilere bazı tavsiyelerde bulundu.
4 Temmuz 2007,
Çarşamba
Bir sonraki durak bir başka şehir İlligan oldu. Yol üzerindeki
İslam-Hristiyanlık dostluğunu simgeleyen büyük yapı dikkat çekiciydi. Bir
tarafta, kubbesi, ay ve yıldızıyla minyatür bir cami, diğer taraftaysa sivri
çatısı ve haçıyla minyatür bir kilise yapılmıştı.
İlligan Üniversitesi bünyesinde yer alan Bilim ve Matematik Salonunda bir başka
“İnançlararası Diyalog Sempozyumu” gerçekleştirildi. Sempozyumun amacı şu
şekilde ifade edildi: Farklı din mensupları arasında, benzerlik ve
farklılıkları tanıma ve keşfetmenin güzellikle ve zenginliğini diyalog yoluyla
karşılıklı anlama ve takdir etme.
Ali Al-Raşid Umpa Müslüman biri eğitmen olarak, Benjamin Bem Mkeri de
Hıristiyan eğitmen hüviyetiyle dua ederek sempozyuma açılışı gerçekleştirdiler.
Üniversitenin öğretim görevlilerinden Dr. Edna De Luna, Hristiyanlıkta diyoğu
anlattı. Ardından Cagayan De Oro şehrinden bayan Şahani Kadon Domolo, Cennet
kadınlarını ve özelde İslam anlayışına göre Hz. Meryem’in hayatını aktardı.
Daha sonra, Muhammed Rıza Dalkılıç, “Dini tekrar keşfetme: Diyalog içindeki
Müslümanlar” konulu sunumunu gerçekleştirdi.
İhsan Kasım Salihî’nin iki dinin inanlarını kucaklayan duasıyla Sempozyum sona
erdi.
Marawi şehri ve Türk misafirler akşamı diğerlerinden çok farklı ve anlamlı
kılan bir olaya şahid oldu. Mindanao Risale-i Nur Enstitüsü’nün açılışı bir çok
değerli misafirin katılımıyla gerçekleştirildi.
Katılımcıların ve konuşmacıların arasında şehrin eski belediye başkanı ve bir
çok İslamî faaliyetin Marawi şehrinde kalıcı bir şekilde girmesine vesile olmuş
Dr. Makit Mutulan vardı. Bir diğer değerli sima, sorumluluğu altında 62
üniversite bulunan bölge Yüksek Eğitim sorumlusu Dr. Norma Şerif idi.
Konuşmacıların arasında Abdullah Yeğin ağabey de vardı ve bu coskulu akşamda
şu sözleri katılımcılarla paylaştı: “Sizler Allah’ın büyük rahmetine
mazharsınız çünkü Risale-i Nur’dan faydalanıyorsunuz. Bizler maddeden uzak bir
ülkeden geliyoruz, ama bu maddeten zaman ve mekan uzaklığımız kardeşliğimize
engel değildir...Bu hizmeti sırf ihlas ile yaparsak Allah bizi de diğer
mahlukatının muaffakiyetine nasil edecektir. Tarih bütün sıkıntılara rağmen bu
iman ve Kur’an hizmetinin önünde hiç bir şeyin duramacağını göstermiştir. Şu an
ki gelişmeler bunlara şahittir. Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinden bir
hatıra aktarmak istiyorum. Şamlı Hafız Tevfik ağabeye Barla’da risaleleri
yazdığı günlerden bir gündü. Şamlı Hafız Tevfik ağabey yaz Üstad dedikçe
yazıyor ve dur dedikçe duruyordu. Bir ara içinden ‘yaz yaz, kim okuyacak
bunları’ diyor. Üstad doğrulup diyor, ‘sen yaz, ben onları dünyaya okutacağım.’
Bugün bizler Üstadın o zamanlar bahsettiği o müjdeyi kendi gözlerimizle
müşahede ediyoruz. Resullah aleyhissalatu vessalam efendimiz buyuruyorlar ki:
“Benim ümmetim yağan yağmur gibidir, evvel düşen damlanın mı sonra düşen
damlanın mı daha hayırlı olduğunu ancak Allah biliyor.” İnşallah bizler bu
hadis-i şerifin hakikatine mazhar oluruz...”
Abdullah Yeğin ağabey değerli mülahazaların paylaştıktan sonra diğer
misafirlerle birlikte kurdelesini keserek Enstitünün açılışını gerçekleştirdi.
Son olarak, bu iman ve Kur’an hizmetinin Marawi’deki en önemli temsilcisi
olması hasebiyle Enstitünün devamı ve hizmetleri için dua edildi.
5 Temmuz 2007,
Perşembe
İlmi heyet sabah kahvaltısını Dr.
Ahmet Alonto’nun evinde yaptılar. Kendisi bütün bu program boyunca Risale-i
Nur’un talebelerine herşiyle kuçak açan değerli bir eğitimciydi. Ardından Ayala
Resort Hotel’de “Risale-i Nur Bakış Açısıyla Taklidî İmandan Tahkîkî İmana”
konulu bir Sempozyum gerçekleştirildi.
Sempozyumun önemli konukları arasında OIC Başkanı Prof. Salic D. Abdul,
CHED-ARMM bölge başkanı Dr. Norma Şerif, MSU başkan yardımcısı Dr. Datumanng A.
Sarangani, Marawi şehri yöneticilerinden bir siyasi ile bölge valisi de vardı.
Sempozyumun genel kooridenisi Mindano Risale-i Nur Enstitüsünün başkanı
Muhammed Rıza Dalıkılıç gerçekleştirirken, değerli katılımcılardan bazıları şu
konularda sunumları yaptılar:
İhsan Kasım Salihi: Tahkiki İmanın Önemi
Hacı Nebi Şahin: Tahkiki İman: Risale-i Nurda Haşir ve Ahiret Üzerine
Dr. Norma M. Şerif: ARMM Üniversite Programları ve Müfredatına Risale-i Nur’un
Yerleştirilmesi (veya uygulanması)
Dr. Atty. Hamid A. Barra: Tahkiki İman Üzerine: Türkiye’deki Risale-i Nur
Hareketiyle Kişesel Tanışmam (karşılaşmam)
Emine Demirtaş: Tahkiki İmanı Elde Etmede Risale-i Nur’un Rolü
Aleem Maulana Faisal (Filipin Tebliğ Cemaati Başkanı): Tahkiki İmanın Fazileti
Dr. Cüneyd Mehmet Şimşek: Tahkiki İmana Ulaşmada Esma’ul-Hüsna: Risale-i Nur
Yaklaşımı
Dr. Ahmet E. Alonto: Toplumun Gelişiminde Tahkiki İmanın Değeri
Ustaz Raşid Ouabed: İmam Bediüzzaman Said Nursi Düşüncesinde Öğrenci Rehberlik
ve Danışmanlığı
Dr. Abdulnasser Mendoza: Mucizat’ül-Kur’an: Risale-i Nur’dan Yirmibeşinci Söz